19. İstanbul Caz Festivali 3 Temmuz’da Başlıyor

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 19 yıldır düzenlenen İstanbul Caz Festivali, 15 yıldan bu yana aralıksız destek veren Garanti Bankası’nın sponsorluğunda, bu yıl 3–19 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

19. İstanbul Caz Festivali 3 Temmuz Salı akşamı The Marmara Esma Sultan’da gerçekleştirilecek açılış töreniyle başlayacak. İstanbul Caz Festivali’nin biletleri Biletix satış kanalları ile İKSV’de (Nejat Eczacıbaşı Binası Sadi Konuralp Cad. No:5 Şişhane) satışa sunuldu.

Festival Programı :

4 Temmuz Çarşamba, 21:00, The Marmara Esma Sultan

Jamaika’nın bağımsızlığının 50. yılında gerçekleştirilen bu özel proje ülkenin önde gelen müzisyenlerini bir araya getiriyor. 1950’li yıllarda ska türüne şekil veren en önemli isim olan ve Avrupa festivallerinde fırtına gibi esen gitar virtüözü Ernest Ranglin, Bob Marley’nin efsane grubu The Wailers’ın piyanisti Tyrone Downie ve reggae müziğinin en önemli bas ve davul ikilisi Sly & Robbie, bugüne kadar 200 bin kayıtta yapımcı ya da müzisyen olarak yer alan davulcu Sly Dunbar ile basçı Robbie Shakespeare aynı sahnede buluşacak. Topluluğa vokallerde Jamaika kökenli İngiliz reggae sanatçısı Bitty McLean eşlik edecek.

Ernest Ranglin gitar 
Sly Dunbar davul 
Tyrone Downie piyano 
Robbie Shakespeare bas 
Bitty Mclean vokal

6 Temmuz Cuma, 21:00, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Avlusu

Almanya’nın en çok satan caz albümlerine imza atan, kuşağının en iyi trompetçilerinden Till Brönner, bugüne kadar iki Grammy adaylığı ile birlikte, Almanya’nın en prestijli müzik ödüllerden Echo Award’ı beş kez kazandı.

İlk albümü Generations of Jazz’ı 22 yaşında yayımlayan Till Brönner, 20 yıllık müzik kariyerine birçok albüm, film müziği ve ödül sığdırmayı başardı. Yalnız müzisyenliği ile değil, sesi ve sahne şovuyla da adından söz ettiren Till Brönner 2004 yılında yayımladığı That Summer albümü ile Alman Pop listelerinde 16. sıraya yükselerek Almanya’da tüm zamanların en çok albüm satan caz sanatçısı unvanını da elde etti.

Dave Brubeck, James Moody, Natalie Cole ve Tony Bennett gibi cazın önde gelen isimleriyle aynı sahneyi paylaşan bu virtüözü Arkeoloji Müzesi’nin etkileyici atmosferinde dinleme şansını kaçırmayın!

Till Brönner trompet, vokal 
Magnus Lindgren saksofon 
Wolfgang Haffner davul 
Christian V. Kaphengst bas 
Jasper Soffers piyano

5 Temmuz Perşembe, 21:00, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi

Festival izleyicisi tarafından yakından takip edilen dünyaca ünlü müzisyen Marcus Miller, İKSV’nin kuruluşunun 40. Yılında özel bir projeye imza atıyor. İstanbul Caz Festivali’nin değerli Türk müzisyenlerini dünya yıldızları ile buluşturduğu bu konser, festivalin bundan sonra da devam edeceği prömiyerler serisinin ilkini oluşturuyor. Marcus Miller’a bu konserde Türkiye’den önde gelen klarnet virtüözlerinden Hüsnü Şenlendirici, vurmalı çalgılar ustası Burhan Öcal, en basit ritimleri çarpıcı bir anlatıma dönüştüren usta sanatçı Okay Temiz (vurmalı çalgılar), ülkenin yetiştirdiği en iyi caz trompet sanatçılarından İmer Demirer (trompet) ve kendine has tekniği ve ileri seviyedeki müzikal bilgisiyle gitar virtüözü Bilal Karaman (gitar) eşlik edecek. Ekibin diğer üyeleri ise üstün yetenekleri sebebiyle Marcus Miller tarafından desteklenen genç müzisyenler Louis Cato (davul), ve Alex Han’ın (saksofon), yanı sıra Miller’ın üyesi olduğu bir başka topluluk SMV ile birlikte birçok konser veren önemli müzisyen Federico Gonzalez Peña (tuşlu çalgılar).

Marcus Miller bas, bas klarnet 
Okay Temiz vurmalı çalgılar 
Burhan Öçal vurmalı çalgılar 
Hüsnü Şenlendirici klarnet 
İmer Demirer trompet 
Bilal Karaman gitar 
Louis Cato davul 
Federico Gonzales Pena tuşlu çalgılar 
Alex Han saksofon 
Adam Agati gitar 
Patches Stewart trompet

7 Temmuz Cumartesi Tünel Şenliği

Festival içinde bir festival sunan Tünel Şenliği, bu yıl üçüncü yaşına giriyor. Farklı konser mekânlarında ve açık hava sahnelerinde gerçekleştirilecek çok sayıda konser, etkinlik ve atölye çalışmasıyla Tünel Şenliği, 7 Temmuz Cumartesi Tünel ve çevresinde bir caz rüzgârı estirecek. Gece boyunca 17 farklı mekânda otuza yakın sanatçı ve topluluğun vereceği konserler altı saat boyunca kesintisiz bir sokak şenliği yaşatacak.

Eric Vloeimans, Jungle by Night, New Cool Collective, Lefties Soul Connection, Columbia Jazz Band, Young Fellaz Brass Band, Gevende, Ntjam Rosie, Salıncak Neş’e ve Dans Orkestrası, Gerhard Aflenzer Broadway Jammers, Çağıl Kaya ‘Happy People’, Jülide Özçelik, Jo Stance, İkiz – Checking In, Ferit Odman Quartet, Volkan Polat Trio, Can Ercan Quartet, İlay Bal ve Gremen Bızıkacıları, Wishboom, Sezgi Olgaç Trio, Ozan Musluoğlu Trio, The 57 Quintet, Phronesis, Zeynep Arabacıoğlu Latino y Ladino Project, Social Inclusion Band, Ateş Tezer Trio

9 Temmuz Pazartesi, 21:00, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi

Büyüleyici, hüzünlü ve kırılgan… Günümüzün en önemli seslerinden, çok yönlü sanatçı Antony Hegarty, çok özel bir proje için İstanbul’a geliyor. 2007 yılında yine İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak tarihi Şan Tiyatrosu’nda hafızalardan silinmeyen bir konser veren Antony and the Johnsons, dinleyicileriyle bu sefer 39 kişilik Filarmonia İstanbul orkestrası ile birlikte Açık Hava’da buluşacak.

Adını ilk kez 1998 yılında duyuran Antony and the Johnsons, 2005 yılında yayımladıkları I am a Bird Now adlı albümleriyle Mercury Ödülü’nü kazandı. 2009 yılında yayımlanan The Crying Light eleştirmenlerden büyük takdir toplarken, 2010’da yayımlanan Swanlights için beş yıldız veren The Sun Antony’i “yaşayan en büyük seslerden biri” olarak tanımladı. Birlikte müzik yaptığı isimler arasında Björk, Boy George, Yoko Ono, Laurie Anderson, CocoRosie ve Lou Reed gibi isimler olan Antony Hegarty, 2008 yılından bu yana Londra Senfoni Orkestrası, Brooklyn Senfoni Orkestrası ve Sidney Oda Orkestrası gibi dünyanın önemli orkestraları ile de konserler verdi.

Antony and the Johnsons, “Cut the World” konserinde bugüne kadar yayımlanmış dört albümünden seçme şarkılarının Nico Muhly, Rob Moose ve Maxim Moston tarafından yapılan senfonik aranjmanlarını Anthony Weeden yönetimindeki Filarmonia İstanbul eşliğinde seslendirecek.

Antony
Gael Rakotondrabe piyano 

Filarmonia İstanbul
Anthony Weeden şef 
Hakan Şensoy genel direktör

10 Temmuz Salı, 21:00, santralistanbul Kıyı Amfi Engelliler için uygun.

Hollanda’nın en başarılı şarkıcılarından Caro Emerald samba, caz, bossa nova ve mambo türlerini birleştiren, sıcak ve hayat dolu şarkılarıyla festivalde. 2010 yılında yayımladığı 40’lı ve 50’li yılların tınıları ile harmanlanmış olan albümü Deleted Scenes From The Cutting Room Floor ile sadece Avrupa’da bir milyonu aşkın albüm satışı yakalayan Caro Emerald, Hollanda müzik listelerinin bir numarasında 30 hafta boyunca kalan “Back It Up” ve “A Night Like This” gibi hit şarkılarıyla hem Avrupa’da hem de Türkiye’de geniş bir dinleyici kitlesi edindi. Konserde birbirinden göz alıcı sekiz müzisyenle birlikte sahnede olacak Caro Emerald’ı dinlerken dans etmemek imkânsız!

Bu etkinlik Hollanda ve Türkiye diplomatik ilişkilerinin 400. yılı kutlamaları kapsamında düzenlenmektedir.

Caro Emerald vokal 
Stefan Kruger davul 
Aram Kersbergen bas 
Stefan Schmid tuşlu çalgılar 
WiegerR Hoogendorp gitar 
Guido Nijs saksofon 
Louk Boudesteijn trombon 
Robbert Scherpenisse trompet 
Dj Kypski dj

11 Temmuz Çarşamba, 20:45, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Avlusu

Parlayan iki genç yıldız… Caz eleştirmenleri tarafından son yılların en başarılı trompetçisi olarak nitelendirilen, ikinci albümü When The Heart Emerges Glistening’i ünlü Blue Note plak şirketinden yayımlayan Akinmusire ve onun ardından tutkulu ve berrak sesiyle modern cazın en yaratıcı genç yorumcularından biri olan, 2009 yılında yayımladığı In a Dream Billboard dergisi tarafından “en büyüleyici caz albümü” seçilen besteci ve söz yazarı Gretchen Parlato, her yönüyle cazın ruhunu yansıtacak bir gecede Arkeoloji Müzesi bahçesinde.

Genç yeteneklere üye festivallerde yer alma imkânını veren Uluslararası Caz Festivalleri Birliği’nin (IJFO) düzenlediği “Talent Opportunity Program” kapsamında düzenlenen bu etkinlik, bu iki önemli ismi gecikmeden tanımak için eşsiz bir fırsat.

GRETCHEN PARLATO
Gretchen Parlato vokal 
Taylor Eigsti piyano 
Burniss Travis bas 
Kendrick Scott davul

AMBROSE AKINMUSURE
Ambrose Akinmusire trompet 
Walter Smith III tenor saksofon 
Sam Harris piyano 
Harish Raghavan kontrbas 
Justin Brown davul

11 Temmuz Çarşamba, 22:30, Salon İKSV

Türkiye’nin en yetenekli genç müzisyenlerinden Bilal Karaman, bu özel konserde caz dünyasının yıldız basçılarından Lars Danielsson ile sahneyi paylaşacak. Önder Focan’ın Caz Grup atölyelerine katılan Karaman, Doğan Canku’yla flamenko teknikleri, Donovan Mixon ve Wolfgang Muthspiel ile caz gitar, Erkan Oğur ile Türk müziği ve perdesiz gitar, Aydın Esen ile yüksek armoni ve doğaçlama çalıştı. 2009 yılında Nardis Caz Gitar Yarışması’nda birincilik kazandı. Neşet Ruacan, Aydın Esen, Leon Parker, Jack Gregg, Gustav Lundgren ve Ricky Ford gibi isimlerle farklı projelerde aynı sahneyi paylaşan gitarist, kendi bestelerinde modal ve melodik motifler ile modern armoniler ve doğaçlamaları sıkça kullanıyor. Karaman’a bu konserde eşlik edecek İsveçli kontrbas ve çello sanatçısı Lars Danielsson ise 1980’lerde, daha önce Miles Davis ile çalışmış olan David Liebman ile Lars Danielsson Quartet’i kurdu ve 10 albüme imza attı. Randy ve Michael Brecker, John Scofield, Jack DeJohnette, Mike Stern, Billy Hart, Charles Lloyd gibi dünyaca ünlü caz müzisyenleriyle sayısız performans sergiledi.

Bilal Karaman gitar 
Lars Danıelsson kontrbas, viyolonsel

12 Temmuz Perşembe, 21:00, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Avlusu

Kuzey cazının en önemli isimlerinden ünlü kontrbasçı Lars Danielsson festivalin bu yılki konukları arasında. Danielsson, 18 yıl birlikte çaldığı ve kendi adı ile anılan ‘Lars Danielsson Quartet’ ile birçok başarılı esere ve albüme imza attı. Danielsson kendi grubunun yanı sıra Randy ve Michael Brecker, John Scofield, Jack DeJohnette, Mike Stern, Billy Hart, Charles Lloyd, Terri Lyne Carrington ve Dave Kikosk gibi isimlerle de çalıştı. Halen ünlü perküsyoncu Trilok Gurtu ile birlikte de çalan Danielsson, caz repertuarına kattığı Libera me,Melange Bleu gibi önemli albümlerine 2012 yılında Liberetto’yu ekledi. Danielsson Anadolu ezgilerinden izler taşıyan Liberetto’da bir araya getirdiği çeşitli kültürlerin ve müzisyenlerin farklı seslerini etkileyici bir bütünsellikle harmanlıyor. Lirik yorumlarla güçlü ve nefes kesici bir virtüözlüğü bir araya getiren Lars Danielsson’unLiberetto adlı yenialbümü sonrasında İstanbul’da vereceği bu konsere özel olarak, kadroda ünlü Fransız piyanist Yaron Herman ve Magnus Öström de yer alıyor.

Lars Danielsson kontrbas
Yaron Herman piyano 
John Parricelli gitar 
Magnus Öström davul

12 Temmuz Perşembe, 21:00, İstanbul Modern Engelliler için uygun.

Bekleyenlere duyurulur! Kanadalı indie rock grubu The Dears, “Yeni Ozanlar” serisinin konuğu olarak ilk kez İstanbul’a geliyor.

Ozan şarkıcı ve grubun vokali olan Murray Lightburn’un liderliğinde kurulan topluluk indie rock ve pop’ı bir araya getiren etkileyici müzikleri ve “Omega Dog,” “You And I Are A Gang Of Losers,” “Hate Then Love” gibi liste başı şarkılarıyla dünya çapında sadık bir dinleyici kitlesi edindi. 2003 yılında yayımladıkları ikinci albümleri olan No Cities Left ile NME tarafından “son zamanlarda çıkan en iyi grup” olarak tanımlanan The Dears, 2006 yılında üçüncü albümlerini kaydetmeye başlayana kadar dünyayı turladı. Sloan, The Tragically Hip, Keane, The Secret Machines ve Morrissey gibi çok önemli sanatçı ve gruplar ile birlikte dünya turuna çıkan The Dears, 2007 yılında yayımladıkları 4. albümleri Gang of Losers ile 2007 Polaris Music Ödülü’ne aday oldu. The Dears 2011 yılında yayımladıkları son albümleri Degeneration Street ile de Polaris Music 2011 listesine girmeyi yine başardı.

6 kişilik grubun üyeleri, vokal ve gitardaki Murray Lightburn, klavyede Natalia Yanchak ve Robert Benvie, gitarist Patrick Krief, bas gitarist Roberto Arquilla ve perküsyoncu Jeff Luciani’den oluşuyor. The Dears’in muazzam sahne şovuyla bu konser, kaçırılmaması gereken bir gece vaat ediyor.

Roberto Arquilla bas 
Robert Benvie gitar 
Patrick Krief gitar 
Murray Lightburn vokal 
Jeffrey Luciani davul 
Natalia Yanchak tuşlu çalgılar

13 Temmuz Cuma, 21:00, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi

Ne zamandır beklenen bir ilk, festivalde gerçekleşiyor! “Neo-Soul’un kraliçesi”, dört Grammy sahibi Erykah Badu adını müzik tarihine yazdıran şarkılarını festival kapsamında Açık Hava Sahnesi’nde seslendirecek.

İlk albümü Baduizm’i 1997 yılında yayımlayan ve bu kaydıyla Billie Holliday ile kıyaslanan Badu, yıllar içerisinde soul, neo soul, RnB ve hip hop türlerini harmanladığı kendine özgü müzik tarzını oluşturdu. On&On ile ‘En İyi R n B Performansı’ dalında almayı başaran Badu ikinci albümü Mama’s Gun’ı 2000 yılında yayımladı; bu kez de “Bag Lady” isimli şarkısı ile iki Grammy ödülüne aday gösterildi. Dördüncü Grammy’sini Brown Sugar filminin müziğindeki “Love of My Life” şarkısı ile 2003 yılında aldı. Aynı yıl üç senelik bir aradan sonra Worldwide Underground”u yayımladı. 2008 yılında yayımladığı ve Irak Savaşı’nın başladığı döneme denk gelen New Amerykah Part One: 4th World War ve 2010 yılında yayımladığı New Amerykah Part Two: Return Of The Ankh, serinin ilk albümünün politik sesine karşı daha romantik ve duygusal bir tona sahipti.

Besteci ve aktivist kimliğiyle de adından söz ettiren Badu, etkileyici sahne performansı, soul, pop ve hip& hop’ı harmanlayan eklektik müzik tarzı, derin, renkli ve özgün sesiyle İstanbullu hayranlarının karşısında olacak.

Erykah Badu
R Williams tuşlu çalgılar, müzik direktörü 
Durand Ferebee Jr. geri vokal 
Keisha Williams geri vokal 
“Nayrok” Koryan Wright geri vokal 
Rachel Yahvah geri vokal 
“Thundercat” Stephen Bruner bas gitar 
Mark Lettieri elektrik gitar 
“Taron” Brenton Lockett vurmalı çalgılar 
Cleon Edwards davul 
“Ringo” Rashaad Burton Smith dj
Dwayne Kerr flüt

14 Temmuz Cumartesi, 20:00, Sakip Sabancı Müzesi

Bu yıl ikincisi düzenlenen “Caz için Tuhaf Bir Yer” yaratıcı ve yenilikçi projeleri ile caz müziğine yeni ufuklar kazandıran müzisyenleri özgün mimari özellikleriyle öne çıkan farklı mekânlarda ağırlıyor. Gecenin ilk topluluğu, Avrupa cazının en önemli topluluklarından olan E.S.T. grubunun kurucularından perküsyoncu Magnus Öström’ün kendi adını taşıyan yeni grubu olacak. Sonrasında kadrosunda Stefon Harris, David Sanchez ve Nicholas Payton gibi üç usta cazcının yer aldığı Ninety Miles’ın vereceği konserle devam edecek gecenin kapanışını ise, Norveç’in yaratıcı elektronik-caz müzisyenlerinden Bugge Wesseltoft ve “arkadaşları” İlhan Erşahin, Erik Truffaz, Joaquin “Joe” Clauss’un vereceği konserle tamamlanacak. Üç konserin bir arada gerçekleşeceği bu gece Boğaz kıyısında eşsiz bir konumda yer alan Sakıp Sabancı Müzesi’nin güzel atmosferinde gerçekleşecek. Müzikseverler için son dönemlerin en ilginç ve etkin topluluklarını dinleme veya keşfetme imkânı sağlayan, unutulmayacak bir gece olmaya aday.

BUGGE ‘N FRIENDS
Bugge Wesseltoft piyano, rhodes, synthesizerlar, müzik lideri 
Erık Truffaz trompet 
İlhan Erşahin saksofon 
Joaquın “Joe” Claussell elektronik ritimler, organik vurmalı çalgılar 
Marıus Reksjo elektronik bas, kontrbas 
Erık Holm vurmalı çalgılar 
Andreas Bye davul

NINETY MILES
Stefon Harrıs vibrafon, marimba 
Nıcholas Payton trompet 
Davıd Sanchez tenor saksofon 
Edward Sımon piyano 
Rıcky Rodrıguez bas 
Terreon Gully davul 
Maurıcıo Herrera vurmalı çalgılar

MAGNUS ÖSTROM
Magnus Öström davul 
DanıelL Karlsson piyano 
Andreas Hourdakıs gitar 
Thobıas Gabrıelsson bas

16 Temmuz Pazartesi, 21:00, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi

Açıkhava’da mükemmel bir caz gecesi! Açılışını caz standartları ve özgün besteleri, ipeksi vokaliyle seslendiren Lyambiko’nun yapacağı konserin ikinci yarısında basın genç dahisi, vokalist ve besteci Esperanza Spalding’i güçlü orkestrasıyla birlikte izleyeceğiz.

2003 yılında Boston Globe tarafından “Caz müziğinin uzun zamandır gördüğü en büyük vokal” olarak nitelendirilen Lyambiko, Echo Jazz 2011’de de yılın en iyi kadın şarkıcısı seçildi. Gecenin büyüsünü devam ettirecek isim Esperanza Spalding, 2011 yılının Grammy Müzik ödüllerinde “ Yılın En İyi Çıkış Yapan Sanatçısı” ödülünü kazanarak, bu dalda ödül kazanan ilk caz sanatçısı unvanını da elde etti. Spalding hem Oscar ödüllerinde hem de Nobel Barış Ödül Töreni’nde de sahneye çıkmıştı.

Lyambiko’ya piyanoda Marque Lowenthal, bas gitarda usta basçı Robin Draganic ve davulda Heinrich Koebberling eşlik edecek. Spalding ise 12 kişilik zengin bir orkestrayla izleyicilerin karşısına çıkacak.

ESPERANZA SPALDING
Esperanza Spalding kontrbas, elektrik bas, vokal
Leo Genovese piyano, rhodes, tuşlu çalgılar
Lyndon Rochelle davul, geri vokal
Jeff Lee Johnson elektrogitar, geri vokal
Jeff Galindo müzik direktörü, trombon
Corey King trombon
Igmar Thomas trompet
Leala Cyr trompet, geri vokal
Dan Blake alto saksofon
Bob Mover tenor saksofon, soprano saksofon
Aaron Burnett tenor saksofon
Cris Turner geri vokal

17 Temmuz Salı, 21:00, santralistanbul Kıyı Amfi Engelliler için uygun.

Soul ve funk’ın efsanevi ismi ve James Brown’ın en önemli mirasçısı Sharon Jones, birlikte muhteşem sahne performanslarını gerçekleştirdiği grubu The Dap-Kings ile bu sefer de İstanbul’u hareketlendirmeye hazırlanıyor.

2002 yılında kurulan New Yorklu soul, funk ve R&B grubu Sharon Jones & The Dap Kings’in güçlü vokali Sharon Jones, üstadı James Brown ile aynı topraklardan, Augusta, Carolina’dan geliyor. 80’lerin ünlü klasik Soul grupları Soul Providers and the Mighty Imperials’ın üyelerinden kurulan The Dap Kings ise soul müziğin en revaçta olduğu 70’li ve 80’li yılların en derin savunucuları.

Soul müziğe tutkularını peş peşe çıkardıkları başarılı albümleri ile gösteren Sharon Jones & The Dap Kings, son olarak 2010 yılında I Learned the Hard Way’i yayımladı. Oscar ve Golden Globe ödüllü Up in the Air filminin müziğinde yeniden yorumladıkları “This Land Is Your Land” şarkıları büyük ses getirdi.

Bugüne kadar dünyanın birçok festivalinde sayısız konser veren ekip, “soul” kardeşleri Prince’in birçok konserinde de sahneye enerji kattı. Sharon Jones & The Dap Kings, İstanbul Caz Festivali’nde coşkulu ve dans dolu bir gecede müzikseverlerle buluşacak.

Sharon Jones
Eric Kalb davul
Gabriel Roth bas 
Binky Griptite gitar 
Joe Crispiano gitar 
Neal Sugarman tenor
Dave Guy trompet 
Cochemea Gastelum bariton saksofon 
Fernando Velez vurmalı çalgılar 
Starr Duncan ve and Saundra Williams the Dapettes

18 Temmuz Çarşamba, 20:00, Haliç Kongre Merkezi, Sütlüce

Yaşayan en önemli caz piyanisti, muhteşem solo doğaçlamaları, caz standartları ve klasik müzik eserlerine getirdiği benzersiz yorumuyla tanınan Amerikalı besteci ve müzisyen Keith Jarrett, 1996’daki İstanbul Caz Festivali konserinden sonra ilk kez yine festival için İstanbul’a geliyor! Üstelik yine ‘96’daki efsane kadroyla… 1983 yılından bu yana birlikte hem caz standartlarını yorumlayan hem de özgün bestelerini icra eden bu üçlüde Keith Jarrett ile birlikte, caz dünyasının büyük isimlerinden akustik basta Gary Peacock ve davulda Jack DeJohnette yer alıyor. Bugüne kadar birlikte beş kez Grammy adayı olan üçlü, aralarında Downbeat ve Jazz Times dergilerinin “En İyi Akustik Caz Grubu” ödülü de bulunmak üzere dünyanın dört bir yanında birçok ödül kazandı.

Keith Jarrett piyano 
Gary Peacock bas 
Jack DeJohnette davul

19 Temmuz Perşembe, 21:00, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi

İngiliz alternatif müziğinin ikonlarından, efsanevi topluluk The Smiths’in kurucusu, duyarlı ve protest şarkıların söz yazarı Morrissey, Açık Hava Sahnesi’nde vereceği konserle festivale muhteşem bir final yapıyor! Bugüne kadar Vauxhall & I, You Are The Quarry, Ringleader Of The Tormentors, Years Of Refusal gibi albümlerle solo kariyerine başarı üstüne başarıyla devam eden Morrissey “Everyday Is Like Sunday,” “The More You Ignore Me, The Closer I Get,” “Let Me Kiss You,” “First Of The Gang” ve “You Have Killed Me” gibi hitlere de imza attı. Radiohead, Jeff Buckley gibi müzik efsanelerinin de örnek aldıklarını söyledikleri Morrissey, Rolling Stones dergisinin yaptığı gelmiş geçmiş en iyi 100 şarkıcı listesinde yer alıyor.

Konserin açılışını ise genç ozan şarkıcı Kristeen Young yapacak.

MORRISSEY
Boz Boorer gitar
Jesse Tobias gitar
Solomon Walker bas gitar
Gustavo Manzur tuşlu çalgılar

19 Temmuz Perşembe, 21:00, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Avlusu

“Ustalarla Buluşmalar”, dünyaca ünlü sanatçıları, yeni ve özgün üretimler sergilemek üzere bir araya getirmeye bu yıl da devam ediyor. Bu kez Tunus avangart müzik sahnesinin en önemli isimlerinden, bugüne dek Bugge Wesseltoft’tan Omar Sosa’ya dek birçok usta isimle düetlere imza atan, udi, besteci ve vokalist Dhafer Youssef, kendi jenerasyonunun en önemli piyanistleri arasında kabul edilen Kristjan Randalu (piyano), Norveç’in en önde gelen gitaristi Eivind Aarset (gitar), bas virtüözlüğünün yanı sıra besteci, aranjör ve eğitimciliğiyle öne çıkan Chris Jennings (bas) ve dünyanın en iyi perküsyoncuları arasında sayılan Amerikalı Marilyn Mazur’dan (perküsyon) oluşan güçlü bir kadro eşliğinde Türkiye’de klarnet denince akla gelen ilk isim olan, yerel müziği yurtdışına taşıyan isimlerden Hüsnü Şenlendirici ve mükemmel tekniği ve kompozisyonlarıyla dünya çapında tanınan kanun ustası Aytaç Doğan’la buluşacak.

Dhafer Youssef, “Dance of the Invisible Dervishes” ismini taşıyan bu özel konserde, kendi deyimiyle “İstanbul’a aşkını ilan ediyor.”

Dhafer Youssef ud 
Kristjan Randalu piyano 
Eivind Aarset gitar 
Marylin Mazur davullar 
Phil Donkin bas 
Hüsnü Şenlendirici klarnet 
Aytaç Doğan kanun

Tags: , , ,


Yazar Hakkında

modastilyasam.com'un editörlerinden. Sizlere biraz moda, biraz stil ve yaşamdan kesitler sunmak için çalışanlardan.



Üste Çık ↑